Ses kartı denildiğinde akla kutu gelir. Oysa asıl iş iki küçük devrede olur.
Analogdan dijitale ve dijitalden analoga dönüşüm. Birinci nokta: giriş çeviricisi, gerilim olarak gelen dalgayı saniyede on binlerce kez ölçer ve her ölçümü bir sayıya yazar. İkinci nokta: bu ölçümlerin ne sıklıkta yapıldığı örnekleme frekansı, her ölçümün kaç basamakla yazıldığı ise bit depth'tir.
Üçüncü nokta: ölçümün ne kadar düzenli aralıklarla yapıldığı da önemlidir. Saatteki sapma jitter olarak adlandırılır ve tizde sertlik yaratır.
Çıkışta ise ters işlem olur. Sayılar yeniden gerilime çevrilir ve bir filtreden geçirilir.
O filtrenin tasarımı, farklı markaların farklı duyulmasının başlıca nedenidir. RME, Apogee ve Universal Audio arayüzlerinin tercih edilmesi genellikle sürücü kararlılığı ve saat kalitesiyle ilgilidir. Ama zincirde en zayıf halka çoğu zaman çevirici değil, ondan önceki preamp'tır. Derslerimizde arayüz seçimi, kutunun adına göre değil zincirin bütününe göre yapılır.